6 Şubat 2014 Perşembe


ÇOCUKLA ETKİLİ ZAMAN GEÇİRME

Anne babaların çocuk dünyaya geldiği andan itibaren; özelliklerini, zaman içinde nasıl bir gelişim göstereceğini ve onun gelişimini nasıl destekleyeceğini bilmeleri çok önemlidir. Çocukların doğumla getirdiği kapasitelerini olabilecek en üst seviyeye çıkarabilmek için anne babalara büyük görevler düşmektedir. Bebek ve çocukların gelişimlerinin desteklenmesi sanıldığı kadar güç ve maddi olanaklarla bağlantılı değildir.

Erken dönemden itibaren çocuklarınızla geçireceğiniz nitelikli zaman ve onlara sağlayacağınız nitelikli uyarıcılar onların tüm gelişim alanlarını olumlu yönde destekleyecektir. Bu amaçla çocuklarınıza mutlu olabilecekleri bir sevgi ortamı içerisinde, çevresindeki insanlarla, hayvanlarla ve eşyalarla etkileşime girme, onları tanıma, anlama, adlandırma ve iletişim kurma fırsatları yaratmanız gerekmektedir. Bunun için oyun ve oyuncaklar, resimli çocuk kitapları, öyküler, şiirler, ninniler, parmak oyunları, bilmeceler ve tekerlemeler hem çocuklarınızla etkili zaman geçirmenizde hem de onların gelişimini ve eğitimini desteklemenizde etkili araçlardır. 

1.            OYUN VE OYUNCAKLAR

Çocuklar dünyaya geldikleri andan itibaren gelişimlerini etkileyen ve destekleyen en önemli araç oyun ve oyuncaklardır. Çocukların büyümesi ve sağlıklı gelişmeleri için beslenme, sevgi, bakım ne kadar gerekli ise oyun ve oyuncaklar da o kadar gereklidir. Oyun oynamak onların işidir. Yıkanma, giyinme, yemek yeme, diş fırçalama, ev işlerine yardım etme gibi günlük işleri oyuna çevirirler. Oyun çocukların kendi deneyimlerini yaşayarak hayatı tanımalarını sağlar. Çocukların fiziksel, bilişsel, dil, sosyal ve duygusal gelişimlerini destekler. Oyun oynarken çocuklar duygularını, ihtiyaçlarını, sorunlarını dile getirmekte ve bunları çözme yeteneğini geliştirmektedir. Çocuklar oyun oynarken hem yaşadıkları sıkıntıları dışa vururlar hem çevreleriyle ilişki kurmayı öğrenirler hem de sosyal ve toplumsal bir birey olmanın ilk adımlarını atmaya başlarlar. Oyun, çocukların zorlukların üstesinden gelmelerine ve korku, öfke ya da üzüntü gibi güçlü olumsuz duygularla başa çıkabilmelerine yardımcı olur. Eğer çocuğunuzu oyun oynarken izlerseniz, oyun sırasında doğal ve içten olan çocuğun sıkıntılarını, sorunlarını görebilir ve çözüm bulabilirsiniz. Bu nedenle oyun oynamaları için anne baba olarak çocukları teşvik etmeli, çok sayıda ve çeşitli oyunlar oynamalarına fırsatlar yaratmalıdır.

Oyun yoluyla çocuk;

             Düşünmeyi ve kendi başına karar vermeyi öğrenir,

             Sorumluluk almayı, işbirliği yapmayı ve paylaşmayı öğrenir,

             Hayal gücünü, becerilerini ve yaratıcılığını geliştirir,

             Dikkatini bir noktaya toplamayı ve becerilerini organize etmeyi öğrenir,

             Kendini tanımayı öğrenir,

             En güçlü ve doğal dürtülerinden biri olan, saldırganlık dürtüsünü boşaltma olanağı bulur,

             Değişik sosyal rolleri deneme, duygularını dışa vurma olanağını bulur ve başka nesneler ya da insanlarla ilişkilerini inceler,

             Kas gelişimini hızlandırır ve güçlendirir,

             Çevresini araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme olanağı sağlar,

             Kendisini ifade etmeyi, sözlü olarak ifade edilenleri anlamayı öğrenir, yeni sözcükler kazanır,

             Toplu yaşam için gerekli olan sosyal kuralları öğrenir.

Oyuncakların Yararları;

             Kum, toprak, kil, çamur, su ve boyalar; çocukların kendi dışındaki çevreyi tanımasını ve kendi deneyimlerini oluşturmasını sağlar. Çocuklar bu materyallere kendileri şekil verdiği için hayal gücünü ve yaratıcılığını ortaya çıkartır. Kendi kendilerine birçok şekil yaratabilirler. Tutma, kavrama ve şekil verme becerilerini geliştirirler.

             Bebekler ve hayvan figürleri ile oynayan çocuklar kendi oyun dünyalarını kurar ve içinde yer alırlar. Bebeklerini giydirirler, hayvanlara ses verirler. Onlar gerçekmiş gibi bir hayal dünyası kurarlar ve böylece gerçek yaşam için denemeler yaparlar.

             Mutfak aletleri, tamir malzemeleri, fırçalar vb. ev eşyaları çocukların yetişkin rollerini tanımasını ve belirli alanlarda beceriler kazanmasını sağlar. Çocuklar yetişkinlerin dünyasında gördüğü her şeyi taklit yoluyla kendi dünyalarında uygularlar.

             Yapbozlar, dominolar, hafıza kartları, eşleştirme kartları vb. eğitici oyuncaklar çocukların eğlenmesini sağlarken onlarda boyut, şekil ve renk gibi kavramların gelişmesini sağlar. Arkadaşlarıyla beraber oynayan çocuklarda paylaşma, sırasını bekleme, sabırlı olma, işbirliği yapma gibi sosyal beceriler gelişir.

2. ÇOCUK KİTAPLARI

Kitaplar bebeklikten başlayarak çocukları renkler, çizgiler, harfler ve sözcüklerle tanıştırır. Çocukların konuşulan dili öğrenmesini sağlar. Çocukların oynama, eğlenme, görme, duyma, dokunma yoluyla tanıma ve keşfetme gereksinimlerini karşılar. Duygu ve düşünce dünyalarını besler, yaratıcılık ve hayal dünyalarını geliştirir. Kitapla karşılaşma önce sadece resimle olmakta, daha sonra resim-sözcük, resim-cümle, resim-cümleler, resim-öykü, az resim-çok metin ve nihayet resimsiz metinlere doğru bir gelişme süreci izlenmektedir. Resimli kitaplar, okul öncesi dönemde dil gelişimini destekler, çocukların kendilerini tanımasına, sosyalleşmelerine yardımcı olur, bilgi ve haz verip yalnızlığı azaltırlar.

Çocuklar okuma alışkanlığını öncelikle ailede, sonra da okulda kazanırlar. Anne baba kitaba değer veriyorsa ve okuma alışkanlığı kazandırmak için çocuklarına model oluyorsa çocuklar da kitap okuma alışkanlığını daha kolay kazanırlar. Çocukların kitabı sevmeleri için onları bebeklikten itibaren sık sık kitapla karşılaştırmalı ve renkli, müzikli kitaplardan başlayarak kitaptan zevk almaları sağlanmalıdır. Kitap okuyan çocuklar eğitim süreçlerinde daha başarılı olmaktadırlar. Bu nedenle anne babalar olarak çocuklarımızı bir yaşında kitapla tanıştırmalı, evde kitap okuyarak çocuklarımıza model olmalı ve günde en az 15 dakika çocuklarımızla birebir kitap okuma çalışmaları yapmalıyız.

 

Kitap Okurken Dikkat Edilecek Noktalar;

             Öykünün öncelikle bütün olarak okunması gerekir.

             Çocuğunuzla yakın temas halinde (ona sarılarak vb.) oturunuz.

             Öykünün akışına uygun olarak ses tonunuzu ayarlayınız (Örneğin; Kurt konuşurken kalın ve yüksek, Büyükanne konuşurken ince ve alçak ses tonu vb.).

             Öykünün kapak resmine bakarak “Öykünün ismi sence ne olabilir?” diye sorunuz.

             Kitabı baştan sona çocuğunuza resimlerini göstererek yavaş yavaş okuyunuz.

             Kitabı ikinci okumanızda, öykünün merak uyandıran kısımlarında çocuğa sorular sorabilirsiniz (Şimdi sence ne olacak?).

             Öyküyü yarım bırakarak tamamlatabilirsiniz.

             Öyküyü okuduktan sonra öyküde geçen olay ve öykü kahramanları ile ilgili öyküyü hatırlamasına yönelik sorular sorabilirsiniz (Ayıcık topunu bulamadığında ne yaptı? Annesi küçük ayıcığa ne söyledi? vb.)

             Öykünün resimlerini göstererek çocuğunuza anlattırabilirsiniz.

Çocuklarımıza kitabı sevdirmek kadar onlara hangi kitapları okumamız gerektiğini bilmek de önemlidir.

Öyküler, şiirler, tekerlemeler, parmak oyunları, bilmeceler, ninniler çocuklarımızın gelişimini nasıl etkiler?

             Çocukların düzgün konuşmalarına, duygu ve düşüncelerini farklı şekillerde ifade etmelerine yardım eder.

             Çocukların sözcük dağarcığını zenginleştirerek sesleri ve sözcükleri doğru telaffuz etmelerini destekler.

             Türkçe’yi düzgün kullanmayı öğrenmelerini sağlar.

             Sesinin tonunu ve hızını ayarlamayı öğrenirler.

             Aynı sesle başlayan sözcükler, kafiyeli sözcükler üretmelerine yardımcı olur.

             Çocukların çevrelerindeki canlı ve cansız varlıklara ait sesleri algılamalarını ve ayırt etmelerini sağlar.

             Çocukların algı ve dikkat becerilerini geliştirir.

             Çocuklar öykü dinlerken ya da anlatırken sosyal yönden gelişirler. Örneğin:

birlikte oturma, dinleme, arkadaşlarına saygı, fikir alışverişinde bulunma vb. alışkanlıklar kazanır.

             Öykülerden öğrendikleri ile çevreyi tanıma ve ilgi duyma kolaylaşır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder