Nergiz hanım tekrar yoluyla tekerlemeyi öğretmeye çalıştı.
çocuklar tekerlemeyle haftanın günlerini pekiştirerek öğrenmiş oldu.
Nergiz hanıma emeğinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.
24 Şubat 2014 Pazartesi
ANNE BABA İLE BİRLİKTE UYUMA
Çocuğunuzun uyku alışkanlığı, kendisi veya sizler için sürekli tekrarlanan sıkıntılar yaratıyorsa bu durumda bir uyku sorunundan söz edilebilir. Özellikle anaokulu döneminde sıklıkla karşılaşılan bu konu önemle üzerinde durulması gerekenlerdendir. Sürekliliği olan uyku sorunları; hem anneyi, hem de çocuğu yıpratabilir. Ancak burada önemli olan nokta sudur ki; çocuk uyumadan önce, uyku aşamasında güven duygusunu kazanmış olmalıdır. Bu ise, ilk bir yaş içerisinde anne ile çocuk arasında kurulan olumlu ilişki ile sağlanır. Burada özen gösterilmesi gereken, anne ile çocuk arasındaki ilişkinin uyku saatinden önce yıpratılmamasıdır. Çocuk farklı nedenlerden dolayı anne-baba ile yatmak isteyebilir, hatta bazen çocukla birlikte yatmak isteyen, anne-babanın kendisi olabilir. Anne-babalar bazen çocuklarına daha yakın olabilmek için, bazen gün içinde yeterli zaman ayıramadıklarını düşündükleri için çocuklarıyla birlikte yatmak isteyebilirler. İlk altı ay çocuğunuzun sizin odanızda yatması, emzirme ya da biberonla beslenme ihtiyacı nedeniyle doğaldır. Ancak en geç 6 aylıkken odasını ayırmak, onun tek başına uyumaya alışması açısından doğru bir zamanlama olacaktır.
Çocuklarda oluşan hangi duygu bu durumun oluşmasına neden olur?
Birlikte yatmak anne bebek ilişkisinin içerdiği alanlardan bir tanesi olarak ele alınabilir. Bu davranışın altında öncelikle anne tutumunun ve duygusunun önemli yer aldığını aklımızda tutmamız gerekir. Birçok anne bebeğin gereksinimlerini daha kolay sağlamak ve bu arada ekonomik davranmak adına bebeği ile aynı yatağa giriyor. İlerleyen zaman içinde de bu tutum bebek için bir alışkanlık haline gelebiliyor. Bebeklik süresi içinde anneden ayrı yatma alışkanlığı kazandırılmamış bir çocuğun ilerleyen yaşlarda anne ile birlikte yatmak istemesi ise çocuğun bir huzursuzluk içinde olduğunu aklımıza getirmelidir. Huzursuzluk çocuğa ait olabileceği gibi anneye, aileye, hatta daha geniş anlamda sosyal çevreye ait olabilir.
Daha çok hangi yaşlarda görülmeye başlanır?
Birlikte yatma erken bebeklik dönemlerinde başlayabileceği gibi okul çağındaki çocuklarda da görülebilen bir davranıştır. Bebeklik döneminde başlayan birlikte yatma davranışında anne-baba tutumları rol alırken, daha ileri yaşlarda çocuğun huzursuz olduğu etkenler öncelikle karşımıza çıkarlar.
Ne zaman bir hekime başvurmak gerekir?
Birlikte yatma davranışı çocuğun kişilik gelişimine olumsuz etkileyebilir, ailenin dengesini bozabilir; anne-babanın ilişkilerinde sorunlar ortaya çıkmasına, cinsel sorunların doğmasına neden olabilir. Diğer birçok sorunda olduğu gibi aile içinde kısa süre içinde çözüm bulunamazsa bir uzmandan yardım almanın zamanı gelmiş demektir.
Anne-baba çocuğun yatağı kaç yaşında ayrılmalıdır?
Anne-baba ile çocuğun birlikte yatması ruhsal gelişme içindeki bireyselleşme, kendine güvenme, bağımsızlaşma aşamalarının sağlıklı olarak ortaya çıkmalarına engel olacaktır. Bu özelliklerin gelişmesi sekteye uğrayabileceği gibi gelişimi yavaşlatabilir. Aileye, öncelikle de anneye aşırı derecede bağımlı, güvensiz, karar alma ve uygulamada zorlanma sergileyecek olan bir yapı şekillenebilir. Anne-babanın çocuklarının yatağını ayırma yaşı olarak belirlenmiş bir yaştan söz edilemez. Bilindiği üzere her aile çocuklarına yönelik özel tutumları çerçevesinde bebeklerinin yatağını farklı zamanlarda ayırır. Kimi anneler bebek bakımını bebeği ile aynı ortamda bulunarak verirken kimi anneler ayrı ortamlarda bulunmayı tercih edebilir. Neler Yapılmalıdır?
Ortamın ayrılmasının doğumla birlikte başlamasında ve bebek fizyolojisinin daha düzenli olacağı, bebeğin özellikle uyku düzeninin oturacağı ilk haftalar, aylar boyunca aynı ortamda bulunmalarında bir sakınca yoktur. Yürüme ile bağımsızlaşan ve bireyselleşmeye adım atan bebeğin 1-2 yaş civarında anne-babadan ayrı bir ortamda yatması ailenin ruhsal düzeni ve çocuğun gelişiminin desteklenmesi için gereklidir.
Çocuklar, anne ve babanın yanında uyumayı istediklerinde, anne ve babaların bu durumda hassaslaşmadan, durumu bir alışkanlığa çevirmemek için çocuklarını uyarmaları, gerekli açıklamaları yapmaları gerekir. Belki haftanın sadece bir günü seçilerek, çocuklarının bu isteklerini karşılayabilirler.
Uyku başlangıcı esnasında anne-babanın bulunması ilk başlarda tercih edilen en önemli unsurdur.
Gece uyanması sonrası çocuğun anne babanın yatağına transferi sağlanmamalıdır, ısrarlı bir şekilde yatağında yatması sağlanmalıdır, anne ve babanın yanına gelirse geri götürülmelidir.
Çocuğu, belirlenmiş uyku saatinde odasına gidip uyuması için yatağına yatırmak, yalnız bırakmak, uyuması için zorlamak uygun değildir. Bu zorlama zamanla yatma-uyuma korkusuna dönüşebilir. Bunun yerine uykusu gelmeyen çocuğu erken saatlerde yatmaya zorlamamak, uyumadan önce yanında oturarak masal okumak veya o gün olanları konuşmak, yattığı odanın ışığını ve kapısını açık bırakmak, sevdiği bir oyuncağı ile uyumasına izin vermek, eğer yatağı dışında uyumak istiyorsa uyuduktan sonra yatağa koymak daha uygundur. Gece korkuları nedeniyle çocuk uyanıp anne-babanın yanına geliyor ise yatağa kabul etmeyip onunla birlikte odasına gidip tekrar uyuyana kadar yanında olmak tercih edilmelidir. Bütün bu uygulamalara karşın çocuğun yalnız uyumayı reddetmesi durumunda bir uzmandan destek alınmalıdır.